MEYVE BAHÇESİ TESİSİ

Meyve ağaçları dikildikleri plantasyonlarda toprağı tür ve çeşit özelliklerine bağlı olarak çok uzun yıllar muhafaza ederler. Kurulurken yapılacak hatalar uzun yıllar sonra ortaya çıkacağından kaybolacak ürün hem üretici hem de milli ekonomi yönünden önemlidir. Bu sebeple bir yerde meyve bahçesi kurarken hataya düşmemek için şu hususları göz önünde bulundurmamız gerekir: 

A.    Meyve bahçesi kurulacak yerin seçimi  

B.    Meyve çeşitlerinin biyolojik özellikleri

C.    Ekonomik ve kültürel şartlar

D.     Fidanların dikim işlemleri

E.     Dikilecek çeşitler ve anaçlara göre dikim mesafeleri

A. MEYVE BAHÇESİ KURULACAK YERİN SEÇİMİ


 Herhangi bir yere dikilen meyve fidanının tutması, gelişmesi ve meyveye  yatması,  her  yıl  muntazam  mahsul  vermesi  çeşit özelliklerini göstermesi ve her yönüyle başarılı bir meyvecilik yapmak için etkili temel faktörler;

a) İklim, b) Yer ve Yöney, c) Topraktır.

Meyve tür ve çeşitlerini iklim istekleri bakımından oldukça önemli farklar gösterirler. İklim faktörlerine yeterince müdahale yapılmadığı için yetiştirilecek meyve tür ve çeşitlerini o yerin iklim isteklerine göre tespit etmek gerekir. Meyvecilikte dikkat edilecek iklim özellikleri şunlardır.

1 . İlkbaharda meydana gelen geç donların tarihleri,

2. Kış aylarında meydana gelen en düşük sıcaklıklar ve süreleri,

3. Yaz aylarında meydana gelen en yüksek sıcaklıklar,

4. Yıllık sıcaklık ortalaması,

5. Yıllık yağış toplamı ve yağışların mevsimlere göre dağılımıdır.

6.Meyve ağaçları için önemli olan yağışların mevsimlere düzenli bir şekilde dağılması


 Nem :


Toprakta Nem
 Meyvenin şekil, irilik, kalite ve rengi üzerine etkilidir.


Havada Nem
 Düşük ise dişicik tepesindeki sıvının kurumasına sebep olur ve  polen tozları çimlenemez. Ayrıca meyvelerde silkmeye sebep olur. Yüksek nispi nem meyvelerde paslanmaya ve mantari hastalıkların yayılmasına sebep olur.


Işık:
 Bitkilerin hayati faaliyetlerini devam ettirmeleri için güneş ışığında bulunan bütün ışınların bulunması gerekir.


Hakim rüzgarlar ve korunma

Rüzgarların bilhassa döllenme ve toprağın havalanması yönünden faydaları  vardır. Yapılacak rüzgar kıran tesislerinin etki derecesi bu tesisin yüksekliği ve hava geçirgenliğine bağlıdır.


Yer ve Toprak


Yer
: Bazen yerel iklim şartları o derece büyük değişikliklere sebep olur ki içinde bulundukları ana iklim bölgesinde yetişmeyen meyve tür ve çeşitleri bu yerel iklimde normal olarak yetiştirilebilirler. Topoğrafik bakımdan meyve bahçesi tesisi için en uygun yerler etraftaki araziden kısmen yüksek ve hava drenajı iyi olan yerlerdir. Soğuk hava yukarıdan aşağıya doğru aktığı için böyle yerlerde don tehlikesi çok azdır.


Toprak
:Toprak meyve ağaçlarının büyümeleri, verimlilikleri, kalitesi ve depolama özellikleri üzerine etkili olan bir faktördür. Genel olarak derin, nemli ve geçirgenliği iyi olan kolay işlenebilir, humusça zengin olan topraklar en uygun bahçe topraklarıdır. Meyve bahçesi kurarken özellikleri yönünden üzerinde durulması gerekli hususlar şunlardır :

1 . Toprak tipleri,

2. Toprak tipleri ve taban toprağının özellikleri

3. Taban suyunun yüksekliği

4. Taban reaksiyonu ve tuzluluk

5. Toprak yorgunluğu


Toprak Tipleri


a. Kayalıklar:
 Meyveciliğe pek uygun değildir.


b. Taşlı ve çakıllı topraklar:
 Fazla toprak ihtiva ediyorlarsa iyi sulama ve kuvvetli gübreleme ile meyvecilik yapılabilir.


c. Kumlu topraklar:
 Kolay işlenebilir, su tutmayan topraklardır. Tamamen  kumdan  ibaret oldukları  zaman  meyveciliğe yaramazlar.


d. Killi topraklar:
  İyi drene edilen organik gübreleme ile meyvecilik yapılabilir.


e. Kireçli topraklar:
 Killi toprağın özelliklerine çok benzer, kireç oranına göre farklı meyveler yetiştirilebilir.


f. Tınlı topraklar:
 Meyvecilikte en makbul topraklardır.


g. Humuslu topraklar:
 Kolay işlenebilirler, meyveciliğe çok uygun topraklardır.


Toprak derinliği ve taban toprağının özellikleri:
  Meyve ağaçlarının kökleri tür ve çeşit özelliğine bağlı olarak 1-8 metre arasında uzar. Ancak en az iki metre aynı profile sahip toprak meyvecilik için gereklidir.


Taban suyu yüksekliği:
 Toprak yüzeyine yakın kök yapan meyve ağaçları için bir metre, diğerleri için ise iki metreden daha yukarı çıkması istenmez.


Toprak reaksiyonu ve tuzluluk:
 Toprak reaksiyonu PH ile gösterilir. Meyve ağaçlarının önemli bir kısmı PH 6-8 arasında başarı ile yetiştirilirler. Tuzların toprakta yığılmaları tuzlaşmaya sebep olur.


Toprak yoğunluğu
: Uzun yıllar aynı bahçede bir tek meyve türünün yetiştirilmesi sonucu, her türlü teknik ve kültürel şartlar yerine getirilse de iyi gelişmedikleri görülür.


 B. MEYVE  ÇEŞİTLERİNİN  BİYOLOJİK  ÖZELLİKLERİ

Birçok meyve tür ve çeşidinde ağaçların ürün verebilmeleri için mutlaka yabancı tozlanmaya ihtiyaç vardır. Meyve ağaçları bol çiçek açtıkları  halde  çok  az  meyve bağladıkları hatta hiç meyve yapmadıklarına dair şikayetlere sık sık rastlanır. Böyle hallerde ilk akla gelecek husus iyi dölleyici çeşit eksikliğidir.

Bugün  meyve türlerinden elma, armut, kiraz, erik, badem çeşitlerinde tozlanma problemi vardır. Bazı hallerde fındık, ceviz, kestane ve zeytinlerde yabancı döllenme ürünü arttırmaktadır. Genel olarak ayva, kayısı, şeftali (J.H. Hale hariç) nektarinler döllenmeye ihtiyaç duymazlar. Kendine kısır çeşitlerle meyve bahçesi kurarken mutlaka dölleyici çeşit dikmek gerekir. Dölleyici çeşit seçerken dikkat edilecek hususlar şunlardır;

1.      Dölleyici ve döllenecek çeşit aynı zamanda çiçek açmalı,

2.      Dölleyici çeşit bol miktarda çiçek tozu meydana getirmeli,

3.      Dölleyici çiçek tozlarının çimlenme gücü yüksek olmalı,

4.      Dölleyici çeşit ticari kıymette olmalı,

5.      Dölleyici çeşit periyodizite göstermemeli,

6.      Dölleyici çeşidin döllenecek çeşitle aynı yaşta çiçeklenmeye başlaması gerekir.


C. EKONOMİK VE KÜLTÜREL ŞARTLAR

Ekonomik şartların başında ulaştırma ve pazar imkanları gelir. Ulaştırma imkanları  elverişli  olmayan yerlerde  bahçe  kurarken kurutmalık ve işlenebilir çeşitlerin seçilmesi gerekir. Pazara yakın yerlerde pazar isteklerine ve ekolojik şartlara göre her türlü meyve yetiştirilebilir. Kültürel şartlar ise; sulama imkanları, gübre ve işçi temini, mücadele ve depolama tekniğini içerir.


Uygun bir meyve fidanında (uygun bir anaç üzerinde) aranan özellikler şunlardır:

1. İsmine doğru olması, 

2. Uygun anaç üzerine aşılı olması,

3. Fidan bir yaşında olmalı,

4. Çeşidin ve anacın gerektirdiği boyda ve kalınlıkta olmalı,

5. Gövde düzgün ve pişkin, gözler iyi teşekkül etmiş olmalı,

6. Aşı yeri kapanmış olmalı,

7. Bol saçak köklü olmalı ve her yöne dağılmalı,

8. Hastalık ve zararlılardan ari olmalıdır.  


D. FİDANLARIN  DİKİMİ


a. Bahçe yerlerinin dikime hazırlanması:
  Meyve  bahçesi kurulacak yer yeni bir arazi, diğer mahsüllerin yetiştirildiği bir yer veya eski bir meyve bahçesi yeri olabilir. Böyle yerleri tek tek incelersek ne zaman meyve bahçesi kurulacağını daha iyi anlarız.

1 . Fundalık arazide meyve bahçesi kurmak: Bir yıl sürülerek tarla ekilir. O yıl meyvecilikte kullanılmaz.

2. Orman açmaları: Meyve bahçesi kurmak için iki yıl tarla bitkileri ekilir, üçüncü yıl meyvecilikte kullanılır.

3. Eski meyve bahçeleri: 3-4 yıl tarla bitkilerine ayrılır. Tür değiştirilerek meyvecilik yapmak faydalıdır.

4. Bataklık ve turbalar: Kurutulan arazi iyi drene edilirse iki yıl tarla bitkilerinden sonra meyvecilik yapılabilir.

5. Tarla yerine meyve bahçesi kurmak: Toprak hazırlığı yapılar o yıl meyvecilik yapılabilir.


b. Toprak tesviyesi:
  Sulama,  toprak  işleme,  gübreleme, mücadele ve hasat işlemlerini daha kolay yapabilmek için tesviye edilmiş bir bahçeye ihtiyaç vardır. Tesviye edilecek yerin büyüklüğü ve tesviye işinin durumuna göre bel, döner pulluk, tesviye bıçağı veya skrayper ile tesviye yapılır. Böylece arazi istenilen şekle sokulmuş olur.


c. Bahçenin çevrilmesi:
 Yeni dikilen fidanları hayvanlardan korumak arazinin çevresini belirlemek ve rüzgarların etkisini azaltmak için arazi çevirmesi yapılır.  Ekonomik durum veya amaca göre kullanılacak malzemeler şunlardır;

1. Dikenli teller, 2. Taş duvarlar, 3. Kuru veya yeşil çitlerdir.


d. Dikim şekilleri:
 Düz arazilerde genellikle kare, dörtgen, satranç ve  üçgen  dikim  uygulanır.  Meyilli  arazilerde terasların eğrilerine paralel şekilde kontur dikim uygulanır.


e.  Fidan  yerlerinin  işaretlenmesi  ve  fidan  çukurunun açılması:
  Bahçe kenarından yarım ağaç kadar mesafe  bırakılır. Önceden hazırlanan telin üzerini pamuk ipliği ile fidan aralığı kadar bağ yapılır. Bu kenara fidan kazıkları çakılır. Bunlara herhangi bir yolla dik çıkılarak diğer sıralar işaretlenir. Bu işaretlerde dikilen kazıklar çukur açılırken kaybolacağı için dikim tahtası ile bunların iki yanına kazıklar çakılır ve işaret kazıkları çıkartılır. Dikim tahtası 10-15 cm enine ortasında bir taraftan oyuk ve ortaya 50-60 cm mesafede iki tarafta oyuğa gelen bir tahtadır. Fidan çukurlarının açılması genellikle 50-70 cm çapında ve 50-70 cm derinlikte açılırlar. Çukurdan çıkarılan üst toprak bir tarafa alt toprak iyi olur ve toprak diğer tarafa konur.


f. Fidanların dikimi:
 Fidanlar dikilmeden evvel budanırlar. Buna dikim budaması denir. Bu budama ile fidanların söküm sırasında ezilen, kopan, yaralanan kökleri kesilir. Birbirinin üzerine gelen kökler çıkarılır. Fidanda eğer dallanma varsa mutedil iklimlerde dikimde karasal iklimlerde (yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı iklimler) gözler şişmeden yere bakan ikinci göz üzerinde budanırlar. Bu bize fidana ileriki devrelerde istediğimiz şekli vermemize yardımcı olur. Fidanı yerine dikerken dikim tahtasını çaktığımız yan kazıklara getiririz, böylece tahtanın ortasındaki oyuk fidanın yeri olur, fidanın aşı yerinden 10 cm kadar yukarıya gelen kısmına oyuğa çakıştırarak toprak doldurmaya başlarız. Önce üst toprağı sonra alt toprağı üste atarız.  Doldurma sırasında ve  sonunda toprağı  güzelce  tavsiye edilen dozda gerekli gübreyi atar ve sıkıştırırız, sulama yaparız.


g. Fidanların dikim zamanı:
 Kışları çok sert geçmeyen veya toprağın karla örtülü bulunması sebebiyle toprağın derinlerine kadar donmadığı yerlerde fidanlara sonbahar dikimi uygulanır. İlkbaharda yapılacak dikimler bilhassa geç kalınırsa çok tehlikelidir, fidanların tutma oranı düşer.

 

 

FİDAN SATIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ
 

1)Herhangi bir fidan alırken fidan satıcısına “ Zirai Mücadele ve Karantina Taşıma ve Satış Sertifikası”  olup olmadığını mutlaka sorunuz.

2) Zirai Mücadele ve Karantina Taşıma ve Satış Sertifikası”  varsa veriliş tarihine bakınız.                            

3) Seçilecek fidanın sertifikalı olup olmadığına dikkat edilmeli ve mutlaka üzerinde etiket olan fidanlar tercih edilmelidir.

4)Fidanların köklerinin çürük olmamasına dikkat ediniz.Fidanların köklerinde mantarlanma yani nemotod(kök kanseri) varsa almayın

5)Fidanların kök, gövde ve dallarında yumrular olmamalıdır. Bu yumrular hastalık belirtisi olabilir.

6)Fidan alırken aşı yerine çok dikkat edilmelidir. Anaç ile kaynaşma yerini görmemiz ve aşılı olduğuna bakmamız gerekir.

7)Fidanların gövdesinde kabuklu bit ve benzeri zararlılar olmamalıdır. Fidanların görünümü canlı ve parlak olmalıdır.

8)Saçak köklerin iyi gelişmiş olmasına dikkat edilmelidir




Bahçe Takvimi

OCAK

- Ekolojik koşullar gözönüne alınarak budama işlemi yapılır.
- Çiftlik gübresi sonbaharda verilmemiş ise bu ayda mutlaka verilmelidir.
- Kışı meyve fidanlarında geçiren zararlılara karşı ilaçlama mutlaka yapılmalıdır.
- Fidan dikimi yapılır.

ŞUBAT

- Ocak ayında yapılması gereken işlerden, gerçekleştirememiş olanlar sonuçlandırılır.
- Uygun hava koşullarında toprak işlemesine başlanır.

MART

- Yüksek yörelerde fidan dikimi sürdürülür.
- Toprak işleme bitirilir.
- Gübreleme işlemi tamamlanır.
- Budama tamamlanır.
- Tarımsal mücadeleye devam edilir.

 NİSAN

- Fidanlıklarda ot çapası yapılır.
- Nisan ayının ilk haftasında , yabani meyve ağaçlarında ve çeşit değiştirmelerde , kalem aşısı işleri sonuçlandırılır.
- Meyve bahçelerinde toprak işlemesi bitirilir.
- Tüplü fidanların dikimi yapılır.

 MAYIS

- Yeni kurulan bahçelerdeki fidanlar sulanır ve ot çapası yapılır.
- Yeşil sürgün budaması yapılır.
- Ayın son haftasında , obur dallar ile piçleri temizlemek zorunludur.
.- Meyve a ğaçlarında , zirai mücadele işleri sürdürülür.

-Tüplü fidan dikimine devam edilir.

 HAZİRAN

- Ot mücadelesi sürdürülür.
- Ekolojik duruma göre sulama yapılır
- Ay sonuna doğru şeftali, erik, kiraz ve yazlık elma hasadı yapılır.
- Elma ve armutlarda karaleke, elma iç kurdu, kırmızı örümcek ve diğer zararlılara karşı mücadele işleri sürdürülür.

 

TEMMUZ

- Meyve bahçelerinde ot alma ve sulama işlerine devam edilir.
- Elma içkurdu, kırmızı örümcek, yaprak galerileri ve diğer zararlılara karşı ilaçla mücadele sürdürülür.
- Çöğür tavaları sulanır, otları alınır ve yapılan göz aşıları kontrol edilir.

 AĞUSTOS

- Evvelce yapılmış sürgün aşılarından süren sürgünlerin, rüzgardan kırılmaması için bağlama işlemi yapılır.
- Havalar kurak gidiyorsa sulama işlemi sürdürülür.
- Fidanlıklarda ve meyve bahçelerinde hastalık ve zararlılarla mücadele yapılır.

 EYLÜL

- Çeşitli meyve türlerinde hasada başlanır.
- Meyve bahçelerinde ve fidanlıklarda zirai işlemleri sürdürülür. (Tüketici sağlığı yönünden, meyveli ağaçlarda ilaçlı mücadeleye, hasada 21 gün kala son verilmelidir.)

 EKİM

- Hasadın tamamlandığı bahçelere çiftlik gübresi verilir.
- Fidan çukurlarının yerleri işaretlenir ve çukurlar açılır.
- Fidanlıklarda manas ve diğer toprakaltı zararlılarına karşı ilaçlama ve benzeri mücadele yöntemleri uygulanır.
- Kurumuş, hastalıklı fidan ve dallar budama yoluyla çıkarılıp, yok edilir.

KASIM

-Fidan dikimine hava koşullarına göre başlanır(Fidan dikiminde en iyi sonuç alınır)

- Fidan çukurlarının açılmasına devam edilir.
- Fidanlıklarda söküm ve hendekleme işlerine başlanır.
- Fidan taşımacılığında karantina kontrolleri yapılır.
- Genç meyve bahçelerinde şekil budaması yapılır.
- Kışı ılık geçen yerlerde, kış budamasına başlanır.
- Fidan dikim işleri yapılır.
- Toprak işlemesi ile birlikte, çiftlik gübresi uygulaması da sürdürülür. Aynı zamanda, fosforlu ve potaslı gübrelerin verilmesine de başlanır.

ARALIK

- Yeni kurulacak bahçeler ile ilgili işlerin yapılmasına başlanır.
- Kışlık budama,-sakıncalı durumların dışında yapılır.

-Fidan dikimine devam edilir.(Fidan dikiminde en iyi sonuç alınır)


Elma Yetiştiriciliği
 

Üretim Miktarı; Ülkemiz yaklaşık 2,5 milyon tonluk üretimle dünya elma üretiminde Çin, ABD ve Fransa’nın ardından 4. sırada yer almakla birlikte. elma ihracatımız 25–30 bin ton gibi çok düşük düzeylerdedir. Elma ihracatının arttırılması için dış pazarın talep ettiği çeşitlerin standartlara uygun olarak yetiştirilmesi gerekmektedir.

İklim ve Toprak İsteği; Akdeniz ve Ege bölgesinin 300- 800 m rakımlı kesimlerinde kış soğuklama ihtiyacı 7,2 ºC’ nin altında 600- 1200 saat arasında olan Jersey Mac, Vista Bella, Summer Red, Red Star, Anna, Golden Dorset, Wiliams Pride ve Gala Grubu yazlık ve güzlük elma çeşitler önerilmektedir. Geçit ve İç Bölgelerde soğuklama ihtiyacı 1500–2500 saat arasında olan, uzun süre depolanabilen kışlık çeşitlerin yetiştirilmesi önerilmektedir. Elmalar aktif kireç oranı % 12’nin üzerinde ve ağır bünyeli toprakları sevmez. 

Anaç Kullanımı; Elma klon anaçları üzerinde 2. yıldan itibaren ürün alınmaya başlanılmakta, tam verim çağı olan 7. yaşta ise dekara 8–10 ton ürün alınabilmektedir. Tam bodur M 9 ve bu anaçtan geliştirilen Pajam 1, Pajam 2  ve  EMLA 9 gibi anaçlar fitoptoraya dayanıklı olup ateş yanıklığı bakteriyel hastalığına kısmen hassastır. Bu anaçlarla 3- 3,5 m yüksekliğe kadar çıkan telli destek sistemi ile  bahçeler kurulmalıdır. Tam bodur anaçlarla kurulan bahçelerde dikim sıklığı; sıralar arası, 3,5-4 m, sıra üzeri 1-1,5 m olmalıdır. Spur tip çeşitler tam bodur elma klon anaçları üzerine aşılanmamalıdır. Bodur M9 amaçları üzerinde kurulan bahçelerde dekara 166- 250 arasında, M26, M7 ve MM 106 yarı bodur klon anaçlarına aşılanan çeşitlerde dekara 65 -120 arasında, kuvvetli gelişen MM 111 klon anacında 50-85 arasında elma fidanı dikilebilir. MM 111 anacı diğer elma klon anaçlarına göre kurağa daha mukavimdir. 

Önemli Klon Anaçları ve Çeşitler; Son yıllarda ülkemizde elma yetiştiriciliğinde önemli bir dönüşüm başlamış. olup; M 9, M 26, M 7, MM 106, MM 111 gibi klon anaçlarının  kullanımı hızla artmaktadır. Erkenci yazlık çeşitler içerisinde; Vista Bella, Jersey Mac, Summer Red  ve Williams Star yer almaktadır. Önemli güzlük çeşitler, Ruby Gala, Royal Gala, Galaxy Gala, Mondial Gala, kışlık çeşitler; Jonagold, Scarlet Spur, Red Chief,  Breuburn, Fuji, Red Chief, Pink Lady, Grany Smith gibi çeşitler olup dış talebin yoğun olduğu bu çeşitlerin yetiştiriciliği hızla artmaktadır. Özellikle Grany Smith gibi güneş yanıklığına hassas olan çeşitlerle kurulan bahçelerde ağaçların üzerine ışık geçişini farklı oranlarda engelleyen örtü materyalleri önerilmektedir.

Terbiye Sistemleri ve Meyve Seyreltmesi; Elma bahçelerinde değişik doruk dallı, modifiye lider ve ince iğ gibi terbiye sistemleri uygulanmaktadır. Yeterli ürün alınabilmesi için %10-15 oranında dölleyici çeşit bulundurulmalıdır. Standart büyüklükte ürün elde edilebilmesi için mutlaka elmalarda seyreltme yapılması zorunludur. Bir çiçek huzmesinde mevcut olan meyvelerden ortadaki kral meyve tabir edilen meyve bırakılmalı, diğer meyveler kopartılmalıdır. Kimyasallarla yapılan seyreltmede tam çiçeklenmeden yaklaşık 15- 20  gün sonra yapılmalıdır. 

Hastalık ve Zararlılar; Elma küllemesi, Elma karalekesi, Monilya ve elma virüsleri önemli hastalıklar, Elma ağ kurdu, Elma iç kurdu, Elma pamuklu biti önemli zararlılar ararsında yer almaktadır.

Armut Yetiştiriciliği
 

Üretim Miktarı; Ülkemiz yaklaşık 360.000 tonla dünya armut üretiminde 10.sırada, dikim alanı olarak ise; 4. sırada  yer almaktadır. Ülkemizde son yıllarda klon anaçları üzerine aşılı fidanlarla kapama sık dikim bahçe tesisleri yaygınlaşmaktadır. 

Toprak  ve İklim İstekleri; Geniş adaptasyon kabiliyeti nedeniyle armut ülkemizin farklı ekolojik bölgelerinde yetişme imkanı bulmuştur. Armut elmaya göre soğuklara daha  az dayanıklı, sıcaklık isteği daha fazla olan bir türdür. Ağır, havasız, kireç oranı yüksek alkali toprakları sevmez. Derin. organik maddece zengin, geçirgen topraklar tercih edilmelidir. Armutların 7,2 ºC’nin altında toplam soğuklama ihtiyacı çeşitlere göre 800- 2100 saat arasında bulunmaktadır. Düşük soğuklama  ihtiyacı olan  erkenci çeşitler Ege ve Akdeniz bölgelerinin 300- 800 m rakımlı yerlerinde, diğer çeşitler ise geçit ve iç bölgelerde yetiştirilmelidir.

Anaç Kullanımı; Son yıllarda geliştirilen BA -29, OHF-333, MC, Quince-A, Sydo, Farold 40, Farold 69 ve Pyro- Dwarf gibi bodur ve yarı bodur klon anaçlarının kullanımı ile farklı toprak ve ekolojik yapılara sahip olan arazilerde sık dikim armut  yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmaya başlanılmıştır. Kullanılacak anacın ve yetiştirilecek çeşidin seçiminde arazinin toprak analiz verileri ile o bölgenin iklim verilerinin göz önüne alınması gereklidir. Bodur anaçlar üzerinde 4x1,2m ile 4x1,5m, yarı bodur anaçlarda 5x2,5-5x3m, armut çöğürleri üzerinde 6x6 m, ayva çöğürleri üzerinde 4x3 m aralık ve mesafelerinde bahçe tesisi mümkündür. 

Önemli Çeşitler ve Çeşit Seçimi; Akça, Etruska, June Beauty, Santa Maria, Williams, Kiefer, Abate Fetel, Comice, Conference, Beurre Hardy, Passe Cressane, Ankara ve Deveci önemli armut  çeşitleridir. 

Bahçe  tesisinde erkenci, güzlük ve  kışlık çeşitlerin belirli bir oranda bulundurulması, çeşitlerin kış soğuklama ihtiyaçlarının göz önünde tutulması gereklidir. Armut çeşitlerinin kendi ile uyuşmazlığı nedeniyle % 10-15 oranlarında dölleyici çeşide ait fidanların dikilmesi zorunludur.

Terbiye Sistemi; Armut yetiştiriciliğinde doruk dallı, modifiye lider, kordon terbiye sistemleri kullanılmaktadır. Yarı bodur anaçlar üzerinde sıralar arası 4-4,5m, sıra üzeri ise 1,2-1,5m mesafeler kullanılarak telli destek sistemi ile kordon terbiye sistemi uygulanması ile elmalarda olduğu gibi sık dikim bahçe  tesisleri yapılmaktadır.   

Hastalık ve Zararlılar; Ateş yanıklığı, külleme, memeli pas önemli armut hastalıklarıdır. Ervinia Amylovor adlı bakterinin neden olduğu ateş yanıklığı hastalığı armut yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli etmendir. Bu hastalığın sık görüldüğü bölgelerde dayanıklı, yada kısmen dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi, ayva anaçları yerine armut kökenli anaçların seçilmesi gerekir. 

Önemli armut zararlıları ise; armut iç kurdu, armut yaprak piresi, armut sülüğü ve kabuklu bitleridir.

 

Şeftali Yetiştiriciliği
 

 

Üretim Miktarı; Ülkemiz yaklaşık 400.000 tonluk üretim miktarı ile şeftali üretiminde dünyada 6-7 sıralarda yer almaktadır. Son yıllarda yeni klon anaçlarının da  üretimde kullanımı  ile şeftali üretiminde  artış gözlenmektedir.

Toprak ve İklim İstekleri; Şeftali ve nektarinlerde ana dal ve gövdeleri - 20ºC’ye kadar dayanmakla birlikte erken ilkbaharda -2,,4 ºC de çiçekler zarar görürler. Genç meyveler çiçeklere göre donlara daha hassastır. Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 800 m rakıma kadar olan yerlerde şeftali yetiştirilebilir. Soğuklama istekleri 350-1300 saat arasında değişmektedir. Şeftali yetiştiriciliği için ağır olmayan, drenaj sorunu bulunmayan, kumlu-tınlı, alüvyal, PH’sı 6,5-7,5 arasında olan topraklar en uygun topraklardır.

Anaç Kullanımı; Şeftali ve nektarinlere bazı çeşitlere ait tohum çöğür anaçları, Nemaguard ve GF-305 gibi nematoda dayanıklı, tohum anaçları  kullanılmaktadır. Son yıllarda özellikle namatod sorunu olan ve aktif kireç oranının % 10 ‘un üzerinde olduğu topraklarda GF 677, GF 557, Gadaman, GN -15 ve GN -22 şeftali badem  melezi anaçlar kullanılmaktadır. Bu anaçlar kısıtlı sulama koşullarında gelişebildikleri gibi kök ur nematoduna da dayanıklıdır.

Ağır bünyeli topraklarda (su tutma kapasitesi % 70‘in üzerindeki topraklar) şeftali yetiştirilecekse Myrobalan 29-C, Marianna, Saint Julien-A MR.S- 2/5  erik  klon  anaçları ile erik şeftali melezi Citation klon anacı üzerine aşılı fidanlarla bahçeler tesis edilmelidir. Ancak bazı şeftali çeşitlerinde erikler üzerinde uyuşmazlık görülebilmektedir. Şeftali çöğürleri üzerinde 6x5m, 5x5m, GF 677 ve Gadaman şeftali badem anaçları üzerinde 5x4m, Myrobalan 29 C ve Saint Julien-A anaçları üzerinde 5x3m aralık ve mesafelerinde bahçe tesis edilmelidir.

Terbiye Sistemleri;
Şeftalilerde açık vazo denen goble terbiye sistemi en yaygın olarak uygulanan sistemdir. Bunun dışında V, Y(tatura)  ve değişik doruk dallı terbiye sistemleri uygulanmaktadır. 

Önemli Şeftali Çeşitleri;  Erkenciden geççiye doğru önemli  çeşitleri, Francoise, Rich May, Springcrest, Maycrest, Royal Gem, Rich Lady, Blazing Gold, Redhaven, Glohaven, Red Globe, Rome Star,  Elagent Lady, J.H. Hale, Monreo,  Rio Oso Gem, Red Star. 

Önemli Nektarin Çeşitleri; May Glo, May Free, Big Bang  Silver King, Super Red, Armking, Adriana,  Silver Splended, Caldesi 2000, Big Top, Star Red Gold, Fantasia, Venus, Morsiani -51, Silver Late, Fairlane, Caldesi 85, Caldesi 2020. 

Hastalık  ve Zararlılar; Yaprak Bitleri, Kabuklu     Bitler,Akdeniz Meyve Sineği, Doğu Meyve Güvesi ve kök ur nemotodları önemli zararlılardır. Kök Kanseri, Külleme, Monilya, Yaprak Delen, Yaprak Kıvırcıklığı, Erik Cücelik Virüsü, Plum dwarf virüs) PDV, CNRV (Clorotic Necrotic Ring Spot Virüs ve Şarka Virüsü (PPV) önemli hastalıklar arasında  yer alır. 
 

 

 

 

Nektarin Yetiştiriciliği
 

 

Üretim Miktarı; Ülkemiz yaklaşık 400.000 tonluk üretim miktarı ile şeftali üretiminde dünyada 6-7 sıralarda yer almaktadır. Son yıllarda yeni klon anaçlarının da  üretimde kullanımı  ile şeftali üretiminde  artış gözlenmektedir.

Toprak ve İklim İstekleri; Şeftali ve nektarinlerde ana dal ve gövdeleri - 20ºC’ye kadar dayanmakla birlikte erken ilkbaharda -2,,4 ºC de çiçekler zarar görürler. Genç meyveler çiçeklere göre donlara daha hassastır. Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 800 m rakıma kadar olan yerlerde şeftali yetiştirilebilir. Soğuklama istekleri 350-1300 saat arasında değişmektedir. Şeftali yetiştiriciliği için ağır olmayan, drenaj sorunu bulunmayan, kumlu-tınlı, alüvyal, PH’sı 6,5-7,5 arasında olan topraklar en uygun topraklardır.

Anaç Kullanımı; Şeftali ve nektarinlere bazı çeşitlere ait tohum çöğür anaçları, Nemaguard ve GF-305 gibi nematoda dayanıklı, tohum anaçları  kullanılmaktadır. Son yıllarda özellikle namatod sorunu olan ve aktif kireç oranının % 10 ‘un üzerinde olduğu topraklarda GF 677, GF 557, Gadaman, GN -15 ve GN -22 şeftali badem  melezi anaçlar kullanılmaktadır. Bu anaçlar kısıtlı sulama koşullarında gelişebildikleri gibi kök ur nematoduna da dayanıklıdır.

Ağır bünyeli topraklarda (su tutma kapasitesi % 70‘in üzerindeki topraklar) şeftali yetiştirilecekse Myrobalan 29-C, Marianna, Saint Julien-A MR.S- 2/5  erik  klon  anaçları ile erik şeftali melezi Citation klon anacı üzerine aşılı fidanlarla bahçeler tesis edilmelidir. Ancak bazı şeftali çeşitlerinde erikler üzerinde uyuşmazlık görülebilmektedir. Şeftali çöğürleri üzerinde 6x5m, 5x5m, GF 677 ve Gadaman şeftali badem anaçları üzerinde 5x4m, Myrobalan 29 C ve Saint Julien-A anaçları üzerinde 5x3m aralık ve mesafelerinde bahçe tesis edilmelidir.

Terbiye Sistemleri;
Şeftalilerde açık vazo denen goble terbiye sistemi en yaygın olarak uygulanan sistemdir. Bunun dışında V, Y(tatura)  ve değişik doruk dallı terbiye sistemleri uygulanmaktadır. 

Önemli Şeftali Çeşitleri;  Erkenciden geççiye doğru önemli  çeşitleri, Francoise, Rich May, Springcrest, Maycrest, Royal Gem, Rich Lady, Blazing Gold, Redhaven, Glohaven, Red Globe, Rome Star,  Elagent Lady, J.H. Hale, Monreo,  Rio Oso Gem, Red Star. 

Önemli Nektarin Çeşitleri; May Glo, May Free, Big Bang  Silver King, Super Red, Armking, Adriana,  Silver Splended, Caldesi 2000, Big Top, Star Red Gold, Fantasia, Venus, Morsiani -51, Silver Late, Fairlane, Caldesi 85, Caldesi 2020. 

Hastalık  ve Zararlılar; Yaprak Bitleri, Kabuklu     Bitler,Akdeniz Meyve Sineği, Doğu Meyve Güvesi ve kök ur nemotodları önemli zararlılardır. Kök Kanseri, Külleme, Monilya, Yaprak Delen, Yaprak Kıvırcıklığı, Erik Cücelik Virüsü, Plum dwarf virüs) PDV, CNRV (Clorotic Necrotic Ring Spot Virüs ve Şarka Virüsü (PPV) önemli hastalıklar arasında  yer alır. 
 

 

 

Erik Yetiştiricliği
 

 

Üretin Miktarı; Yaklaşık 200.000 ton üretimle  ülkemiz dünya erik  üretiminde 6-7 sıralarda yer almaktadır. Son yıllarda özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde Japon grubu erikleri ile bahçe tesisinde önemli artışlar gözlenmektedir. Yola ve depolamaya uygun olan Japon grubu orta mevsim geçci çeşitlerin üretimindeki artış ihracat imkanlarını da beraberinde getirecektir. 
İklim ve Toprak İstekleri; Japon grubu eriklerin Avrupa Grubu eriklere göre soğuklara  dayanımları daha düşüktür. Avrupa erikleri geç çiçek açtıkları  için ilkbahar geç donlarından daha az etkilenirler. Japon erikleri Avrupa grubu  eriklere göre daha seçici olup alüvyal ve geçirgen, PH’sı 6,5-7,2 arasında olan  topraklar en uygun topraklardır. 

Avrupa ve Can grubu erikler ağır bünyeli toprak şartlarında da  yetiştirilebilir. Can grubu  erikler farklı  iklim  şartlarına en iyi uyum gösteren türdür. Avrupa ve Can grubu eriklerin kışın dal ve gövdeleri -25, -30 ºC’ye kadar dayanmakla birlikte Japon grubu erikler -20ºC’de, çiçekler ise 0,6 -2,2 ºC’de zarar görürler. Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 800m rakıma kadar olan yerlerde Japon Grubu erikler yetiştirilebilir. Bu gruba giren eriklerin soğuklama istekleri 550-800 saat arasında değişmektedir. Avrupa grubu ise geçit ve iç bölgelerde yetiştirilebilir. Avrupa Grubunun soğuklama .istekleri 800- 1250 saat arasındadır. 

Anaç Kullanımı; Eriklerde çöğür anaçları kullanılmakla birlikte son yıllarda klon anaçları üzerindeki fidanlara önemli talep gelmektedir. Myrobalan klon anaçları en yaygın erik anaçları olup Myrobalan 29C, yarı bodur bir anaçtır. Saint Julien- A, Marianna, MR.S- 2/5 anaçları da önemli erik anaçları içerisinde yer almaktadır.  Çöğür anaçları  üzerinde 6x5m, Myrobalan 29-C, Saint Julien -A gibi yarı bodur klon anaçları üzerinde ise;  5x 3m, 5 x 2,5m, bodur Pixy klon anacı üzerinde ise 4x 2m ve 4x1,5m sıra üzeri ve sıralar arası aralık  mesafelerinde dikim yapılabilir.

Terbiye Sistemleri; Eriklerde açık vazo (goble) terbiye sistemi en yaygın olarak uygulanan sistemdir.  Bunun dışında V, Y(tatura)  ve değişik doruk dallı terbiye sistemleri uygulanmaktadır. 

Önemli Erik Çeşitleri;  
Can Grubu Erikler; Papaz, Can, Havran, Aynalı, Foça, Karşıyaka Eriği bu grupta yer alan önemli çeşitler arasında yer alır. Yeşil olum döneminde de tüketilebilmektedir. Can grubu erikler kendileri uyuşmaz oldukları için bahçede yeterli miktarda dölleyici bulundurulmalıdır. 

Avrupa Grubu Erikler; Göynük, Karagöynük, Köstendil, Üryani, D’Agen, Reine Claude Verte, R.C. Violet, R. C.d’Altan, Firenze 90, Giant, Stanley President önemli çeşitlerdendir.  D’Agen çeşidi dünyada en fazla kurutmalık olarak yetiştirilen çeşittir. President çeşidi bu grupta pazarın en çok talep ettiği, yola ve depolamaya uygun bir çeşit olup bu çeşidi dölleyici olarak Stanley çeşidi dikilmelidir. 

Japon Grubu Erikler;  Red Beaut, Black Beaut, Santa Rosa, Black Amber, Black Star, Formosa, Black Diamont, Fortune, Friar,Tracy Sun, Autumn Giant, Angelona önemli Japon grubu eriklerdir. Japon erikler kendileri ile uyuşmaz oldukları için mutlaka yeterli miktarda dölleyici çeşit dikilmelidir. 

Hastalık ve Zararlılar; Kök Kanseri (Agrobacterium tumefaciencs), Monilya, Erik Yaprak Gümüş Hastalığı,  Erik Cücelik Virüsü  (PDV), Clorotic Necrotic Ring Spot Virüs (CNRV) ve Şarka Virüsü (PPV) önemli hastalıklar arsında  Yaprak Bitleri, Kabuklu Bitleri, Kırmızı Örümcekler, Yaprak Büken, Erik Testereli Arısı önemli erik zararlıları arasında  yer almaktadır.

 

Kayısı Yetiştiriciliği
 

 

Üretim Miktarı  ve Ticareti; Ülkemiz yaklaşık 500.000 tonluk üretim miktarı ile dünya kayısı üretiminde % 20‘lik payla ilk sırada yer alırken ülkemizi İran, İtalya, Pakistan ve İspanya izlemektedir. Dünya taze kayısı ihracatında Fransa, İspanya, İtalya, Yunanistan ve ABD ilk sıralarda yer almaktadır. Dünya kuru kayısı üretiminde ülkemizin payı %70’ler düzeyindedir. Taze kayısı  ihracatının arttırılması için dış pazarın talep ettiği sofralık çeşitlerin standartlara uygun olarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Özellikle ülkemizin iklim avantajlarını kullanarak Akdeniz ve Ege bölgeleri sahil bantlarında ihracata yönelik sofralık erkenci  kayısı üretimini artırmasında yarar vardır.  

İklim ve Toprak İsteği; Kayısı yazları sıcak ve düşük kışları ise uzun ve  yağışlı olan yerleri sever. Malatya yöresi bu nedenle kayısı yetiştiriciliği için ideal bir bölgedir. Kayısı ağaçlarının tomurcukları kışın -25 °C’ ye kadar  dayanmakla birlikte şeftalilere göre dayanımları daha zayıftır. Kayısı çiçekleri erken dönemde çiçek açtıkları için bazı bölgelerde ilkbahar geç donlarından zarar görürler. Çiçekleri -2,2,-2,5°C’ye, küçük meyveler ise; -0,5-0,8 °C’ ye kadar dayanır. Sahil kesimlerinde kayısılarda çil (kızıl leke), külleme gibi mantari  hastalıklar görülebilir. Gerekli toplam sıcaklığın tamamlanmadığı yerlerde kayısılar tam olgunlaştığında bile tatlanmamakta, ekşi olmaktadır. Kayısılarda soğuklama ihtiyacı Japon erikleri ve bademden fazla, armut ve elmalara göre daha azdır. Ege ve Akdeniz bölgelerinde sofralık Aprikoz ve Hacıhaliloğlu çeşitleri soğuklama sürelerini tamamlayamaz. Soğuklama ihtiyacı (7,2 °C’ nin altındaki toplam süre) çeşitlere göre 600 ile 1600 saat arasında değişmektedir. 

Kayısı geçirgen organik maddesi zengin, iyi havalanan, sıcak bünyeli tınlı, tınlı kireçli toprakları sever. Nemli, ağır bünyeli, killi toprakları ise sevmezler. Kirece dayanımı bademle eşdeğer olup şeftaliden fazladır.

Bahçe Tesisi, Anaç Kullanımı  ve Önemli Çeşitler; Kayısılarda  kurulacak bahçelerde çöğür anacı  kullanılmışsa aralık dikim mesafeleri; 7x7m, 8x8m olarak, klon anacı kullanılmışsa 5x5m yada sıra  üzeri 4m, sıralar arası 5m olarak uygulanabilir. 

Kayısı çeşitlerinin önemli bir kısmı kendine verimli olmakla birlikte bazı çeşitlerde kendine uyulmazlık belirleniştir. Bahçe tesisinde ana çeşitle aynı dönemde çiçeklenen dölleyici çeşidin % 10-15 oralarında  bahçeye dikilmesinde  yarar vardır.

Kayısılarda en çok kayısı ve zerdalilerin tohumları anaç olarak  kullanılmakladır. Bu anaçlar kurak koşullara ve nematodlara dayanıklıdır. Myrobalan erik çöğürleri ile Myrobalan 29-C, Saint Julien A, Saint Julien 655/2  ve Myrobalan GF 31 klon anaçları özellikle ağır bünyeli ve nemli topraklarda kullanılmaktadır.  Önemli sofralık çeşitler Ninfa, Aurero, Precoce Thirinte, P. Colomer, Beliana, Perfection, Roxana, Goldrich, yerli çeşitlerimiz,  Hacıhaliloğlu, Tokaloğlu, Şekerpare,  Soğancı, Çöloğlu, Hasanbey, Alyanak, Şam, Kabaaşı, Aprikoz ve Karacabey’dir. 

Terbiye Sistemleri ve Budama; Kayısılarda ağaçlar kuvvetli gelişir ve yayvan taç oluşturur bu nedenle kayısılarda genellikle goble terbiye sistemi uygulanmaktadır. Bu sistemde  güneşlenme ve meyvelerin renklenmesi daha iyidir Aşırı güneşlenmenin olduğu. yerlerde değişik doruk dallı terbiye sistemi uygulanmalıdır. Kayısı diğer sert  çekirdekli meyvelerden şeftali, erik, kiraza göre daha az budama ister. Verime yatmış kayısılarda aşırı budama kurumalara neden olabilir. Özellikle ilk yıllarda haziran ayının  ilk iki haftası yapılacak yaz budaması ağaca verilecek terbiye sistemi açısından önemlidir. Meyve oluşumu 2  ve 3 yaşlı dallarda olduğu için bu dalcıkların budamada korunmasında yarar vardır.. 

Hastalık ve Zararlılar; Kök çürüklüğü, Monilya, Apofleksi, (geriye doğru ölüm), Şarka (Plum Pox), Çil  (yaprak delen- kızıl leke, zam hastalığı, önemli hastalıklar arasında yer almaktadır. Yaprak bitleri, yazıcı böcekler, tomurcuk tırtılları, Akdeniz meyve sineği, önemli zararlılar arsında yer almaktadır.

 

Badem Yetiştiriciliği
 

 

Üretim Miktarı  ve Ticareti; 800.000 tonluk üretim miktarı ile  ABD dünya kayısı üretiminde % 43‘lik payla ilk sırada yer almaktadır. Avrupa’da önemli badem üretici ülkeler; İspanya, İtalya, Yunanistan ve Portekiz’dir.Asya kıtasında  Suriye, İran, Pakistan, ve Çin önemli üretici ülkelerdir. Ülkemizin badem üretimi 35.000- 40.000 ton arasında olup bu üretim yetersiz olduğu için Türkiye özellikle Kaliforniya’dan her yıl önemli miktarlarda badem ithal etmektedir.

Önemli badem üretici  bölgelerimiz Ege ve Akdeniz Bölgeleri olup bu bölgeleri Güneydoğu Anadolu Bölgesi izlemektedir. Son yıllarda özellikle GAP bölgesinde büyük ölçekli badem bahçeleri kurulmaya başlanmış olup gelecek 10 yılda ülkemizin badem üretiminin önemli miktarlarda artması beklenmektedir. 
    
İklim ve Toprak İsteği; Badem yaprağını döken meyve türleri içerisinde erken çiçek açması nedeniyle ilkbahar geç donlarından en fazla etkilenen meyve türleri arasında yer alır. Bahçe tesis edilecek yörede ilkbahar geç donlarının oluş zamanları etüt edilmeli, Ferragnes, Ferrastar, Ferraduel  gibi Fransız çeşitleri, yada Yaltinski, Primorski, Nitiriski gibi çeşitler dikilmelidir.  

Bademin odun dalları kışın -25, -30°C’ ye kadar dayanmakla birlikte çiçek tomurcuklarının soğuğa dayanımları dönemlere göre farklı  olmaktadır; çiçeklenme öncesi çiçek gözleri, -3,-3,5°C,  çiçeklenme sonuna doğru, -1,5,-2 °C, küçük meyveler ise; -0,5-0,6 °C’ ye kadar dayanır. Badem meyvelerinin olgunlaşması gerekli toplam sıcaklığın büyüme mevsimi boyunca yeterli olmaması durumunda meyvelerin gelişmesi ve olgunlaşması yeterli olmaz. Çiçeklerin açtığı havaların yağışlı ve sisli olması arı faaliyetini sınırlayacağı, ayrıca düşük sıcaklıklar döllenmede çim borusunun gelişimine engel olacağı için döllenme tam gerçekleşmez. Bu tür havalar monilya gibi mantari hasalıklara da neden olur. Bademin kış soğuklama ihtiyacı 300-400 saat civarında olup bazı yörelerde kasım ve aralık aylarında bu süreyi tamamlayıp ocak ayı ortalarında çiçeklenmeye başlayabilirler.Bademler; geçirgen, kumlu, alüvyal, derin toprakları sevmekle birlikte kireçli, kuru  ve kır olarak tabir edilen topraklarda da yetiştirilebilmektedir. Bademler % 25-30 kireç içeren topraklarda bile yetişebilmekledir. Badem kurulacak bahçelerde taban suyunun yüksek olmaması gerekir. Taban suyu yüksek seviyelerde olan yerlerde köklerde yetersiz oksijen nedeniyle (asfeksi)  ölümler olmaktadır. 

Anaç Kullanımı; Bademlerde en fazla badem ve şeftali tohumları anaç olarak  kullanılmakladır. Hem kültür bademleri (Teksas, Garrigue, Atocha, Desmaya) çeşitleri ile yabani (acı) bademlerin tohumları da anaç olarak  kullanılmaktadır. Bu anaçlar kurak koşullara dayanıklıdır. Badem tohum anaçları Kök Kanseri, Kök Mantarı, Meşe Kök Mantarı, Verticilium solgunluğuna hassas, kök ur ve yara nematodlarına hassastır. 

Şeftali anaçları ise kurağa ve kirece hassas olup bademlere göre daha yüzlek kök geliştirir. Şeftali anaçları üzerinde verime badem anaçlarına göre daha erken meyveye yatmakla birlikte ömürleri bademlere göre daha kısadır. Son yıllarda şeftali badem melezleri bademde anaç olarak kullanılmaya başlatılmış olup bunlardan en önemlisi GF 677 dır. Bu anaçta kök kanseri, meşe  kök mantarı ve vertisilium çürüklüğüne hassastır. Diğer bir şeftali badem melezleri; 557 Hansen 2168, Hansen 536, Adafuel anaçlarıdır. Son yıllarda Gadaman, Barrier-1 ve GN- 15 (Garnem), GN-22 (Felinem) gibi yeni  anaçlar da bademlerde yaygın olarak  kullanılmaktadır. 

Bahçe Tesisi, Terbiye Sistemleri ve Budama; Badem çeşitlerinin çoğu  kendine uyuşmaz olup bahçede yeterli miktarda dölleyici çeşit bulundurulmasında yarar vardır. En yaygın yetiştirilen Nonpareil çeşit için Teksas, Peerless, Nu Plus Utra, Thampson ve Carmen çeşitleri dölleyici olarak kullanılmalıdır. Teksas, Carmen ve Thamson Nonpareil’ den sonra, No Plus Ultra, Peerless çeşitleri daha önce çiçeklenir. Tuono çeşidi kendine  verimlidir. Ferragnes, Ferrastar ve Ferraduel çeşitleri birbirlerini döllerler. 
 Bademlerde ağaçlar kuvvetli gelişir ve yarı yayvan taç oluşturur. Bu nedenle goble ve modifiye lider terbiye sistemleri uygulanmaktadır. Tam verime yatmış ağaçlarda verim budaması yapılır. Bademde meyve dallarının ömrü 5 yıl kadardır. Lider dal çevresinde 3 ana dal bulundurulmalı, bu dalların gövdeden çıkış yönleri farklı açılarda olmalı ve aralarında mesafe bulunmalıdır. Aşırı güneşlenmenin olduğu yerlerde değişik doruk dallı terbiye sistemi uygulanmalıdır. Bademlerde şeftaliler gibi sert  budama yapılmaz. Budamada meyve vermeyen dallar, 4-5 yaşında mayıs buketleri taşıyan dallar kesilerek ağaç yeni sürgün  vermesi için teşvik edilir. 

Hastalık ve Zararlılar; Kök kanseri, bademlerde en önemli hastalık olup, hem fidanın hem de bahçe tesisi edilecek yerle hastalık etmeninin bulunmamasına özen gösterilmelidir. Diğer önemli  hastalıklar, yaprak kıvırcıklığı, yaprak delen hastalığıdır. Zararlılar ise .Badem iç kurdu, Kapnodis, Yaprak bitleridir.

 

 


 
© 2014
www.hobifidancim.com
Tüm Hakları Saklıdır
2,2067    2,7712
Hobi Fidancım Meyve Fidanı Süs Bitkisi Üretim Pazarlama Hizmetleri
Bu site, EticaretKur E-Ticaret sistemi ile hazırlanmıştır